Ana Sayfa Yazarlar 23.12.2020 411 Görüntüleme
Temel AŞAR

Hayat ne uzun ne kısa sadece yaşadığın gün kadardır.

Bugünde Böyle…

Bugün sor süreçten geçtiğimiz şu günlerde  bir yerlere  gönderme yapmak istiyorum, Adresini Arif olan anlar!

Bektaşi halkla hiç ilgilenmez hatta kimseye selam vermez, devamlı içermiş.
Yine ayyaş ayyaş dolaşırken bir bilgeyle karşılaşır.
Bilge ona uzunca nasihat eder, insanlara selam vermenin ne kadar önemli olduğunu anlatır.
O günden sonra Bektaşi keçi görür selam verir, ağacı görür ona selam verir, havada uçan kargaya selam verirmiş.
Yoldan geçmekte olan değirmenciyi görür ona da selam verir ve “beni değirmenine götür un nasıl olur merak ediyorum” der.
Değirmenci kabul eder ve değirmene giderler.
Bektaşi değirmenin kapısına selam verir ve incelemeye başlar ve incelediği değirmenin her parçasına selam verir.
Dönmekte olan değirmen taşı dikkatini çeker ve selam vererek incelemeye başlar; bu arada ceketi, un öğütmek için dönen taşların arasına sıkışır. Ceketini çeker lakin gücü yetmez ve yere düşer. Ezilip ölmekten canını zor kurtaran Bektaşi:
-“Bundan sonra dönenlere selam verenin taa…” diye basar küfrü…
Siyasetin eski tadı tuzu yok.
Sağ-Sol diye bir kavram neredeyse kalmadı.
Sağcı olarak bildiğiniz çoğu insanı Sol’da, Solcu olarak tanıdığınız insanları sağ partilerde görmek artık kimseyi hiç de şaşırtmıyor.
Ancak…
Şöyle de bir durum var…
Parti ve fikir değiştirenler, terk ettikleri fikirleri ve partilerinde “hain” olurken, değiştirdikleri fikir ve gittikleri partilerinde ise çok da baş üzerinde tutulmuyorlar.
Hatta.
Ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranabilme gibi bir durumla karşı karşıya kalıyorlar ki, bu durum da karizmalarını bir hayli etkiliyor.
Yukarıdaki fıkra misali…
Dönene selam vermeye yemin edenlerin hışmına uğruyorlar.

İlginizi çekebilir

İnsanlığı Öldürdük!

İnsanlığı Öldürdük!

Tasarım | Fega Bilişim Teknolojileri