Ana Sayfa Yazarlar 5.11.2020 804 Görüntüleme
Temel AŞAR

Hayat ne uzun ne kısa sadece yaşadığın gün kadardır.

Sahi biz ne hale gelmişiz!

Başımıza ne zaman bir afet bir felaket gelse hemen bunu fırsata çevirmeyi çok iyi biliyoruz, yemin ederim ki bu depremden de kötü…
Tamam deprem kötü…
Depremde çöken binalar kötü…
Çöken binaların altında kalarak yitip giden hayatlar kötü…
Çöken binalarda eksik malzeme kullanılması kötü.
Bina altlarındaki dükkan kolonları kesildiği için binaların çökmesi kötü.
Ama bunlardan da kötüsü ne biliyor musunuz?
Deprem yardımlarını alıp dükkânında satanlar…
Deprem oldu diye kiralık ev fiyatlarını iki katına çıkartanlar…
Depremin hemen ardından sattıkları binaların fiyatını arttıranlar.
Enkaz altında canlı araması için bölgeye getirilen AKUT köpeğini çalanlar.
Enkaz içinden eşya tırtıklamak için fırsat kollayanlar.
Şov için enkazın üzerine çıkanlar.
Depremin üzerinden siyasi mevzi elde etmeye çalışanlar.
“O değil biz yapıyoruz” diye bar bar bağıranlar.
Deprem oldu diye neredeyse göbek atanlar.
Depremi alkol ve zinaya bağlamakta ısrar edenler.
“Kör müsünüz? Ne diye hasarlı binada oturuyorsunuz? Gidin kendinize sıfır yeni bir ev alın” diye adeta kafa bulanlar…
İşte bunlar var ya bunlar!
Deprem bunların yanında tabi afet gibi kalır.
Doğal afetin en korkuncu bu acı günleri bile fırsata çeviren insanlar!

Tasarım | Fega Bilişim Teknolojileri